Dolmabahçe Sarayı · 10 Kasım 1938, Perşembe

Saat dokuzu beş geçiyordu.

Odasındaki saat o günden beri aynı yeri gösterir. Bir ömür o sabah durdu. Bir milletin yürüyüşü durmadı.

Selanik’e dön

O sabahtan elli yedi yıl önce, her şey bir liman şehrinde başlamıştı.

Bir çocuk doğdu. Kimse doğum gününü yazmadı.

Elli yedi yıl · altı dönem

Bir ömrü, yaşandığı sırayla yürüyelim.

Her dönem kendi rengiyle, kendi fotoğraflarıyla, kendi sözleriyle anlatılıyor. Bir döneme girin; sonunda sizi bir sonrakinin kapısı bekliyor.

  1. ISelanik’te bir çocuk
  2. IIGenç subay
  3. IIIÇanakkale
  4. IVYıkım ve karar
  5. VMillî Mücadele
  6. VICumhuriyet
Birinci dönem · 1881 – 1899

Selanik’te bir çocuk

Denize bakan bir liman şehri, kardeşlerini birer birer kaybeden bir ev, küçük yaşta babasız kalan bir çocuk. Annesine rağmen asker olmayı kendisi seçti; öğretmeni ona “Kemal” adını verdi.

  • Doğduğu ev
  • Şemsi Efendi Mektebi
  • Rapla Çiftliği
  • Kemal adı
  • Manastır
İkinci dönem · 1899 – 1914

Genç subay

Harbiye’de yetişen kurmay subay; el yazması bir gazete yüzünden sürgün, Şam’da gizli bir cemiyet. Trablusgarp çölünde savaştı; az sonra doğduğu şehir elden çıktı.

  • Harbiye
  • Şam
  • Hareket Ordusu
  • Trablusgarp
  • Selanik’in kaybı
  • Sofya
Üçüncü dönem · 1915 – 1916

Çanakkale

Arıburnu’nda bir sabah emir beklemeden ileri atılan bir yarbay. Conkbayırı’nda göğsüne gelen şarapneli bir cep saati durdurdu. Çanakkale geçilmedi.

  • 25 Nisan
  • 57. Alay
  • Conkbayırı
  • Anafartalar
  • Cep saati
Dördüncü dönem · 1916 – 1919

Yıkım ve karar

Cepheler çöktü, imparatorluk teslim oldu. İşgal donanması İstanbul’a demir attığında, yaverinin aktardığına göre, yanındakilere kesin ve kararlı bir sesle şöyle dedi: “Geldikleri gibi giderler.” Ve hayatının kararını verdi.

  • Muş ve Bitlis
  • Suriye cephesi
  • Mondros
  • İşgal altında İstanbul
  • Bandırma Vapuru
Beşinci dönem · 1919 – 1922

Millî Mücadele

Samsun’dan Ankara’ya, kongrelerden Meclis’e, İnönü’den Sakarya’ya, Kocatepe’nin şafağından İzmir’e. Bir milletin yeniden ayağa kalktığı üç yıl.

  • Samsun
  • Amasya
  • Erzurum · Sivas
  • 23 Nisan
  • Sakarya
  • Büyük Taarruz
Altıncı dönem · 1923 – 1938

Cumhuriyet

Yüz bir pare top, yeni bir başkent, yeni harfler, seçme ve seçilme hakkını kazanan kadınlar. On beş yılda bir ülkenin yüzü değişti.

  • 29 Ekim
  • Harf Devrimi
  • Nutuk
  • Kadın hakları
  • Onuncu Yıl
  • Atatürk
Dolmabahçe Sarayı · 10 Kasım 1938, 09.05

Elli yedi yaşındaydı.

Aylardır hastaydı. Son günlerinde bile memleketin işlerini sordu. Perşembe sabahı, dokuzu beş geçe, sarayın denize bakan odasında gözlerini kapadı.

Naaşı İstanbul’dan Ankara’ya uğurlanırken yol boyunca insanlar gece gündüz bekledi. On beş yıl sonra, 10 Kasım 1953’te, Anıtkabir’deki yerine taşındı.

“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”

İzmir suikast girişiminden sonra Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklama · Haziran 1926
Dolmabahçe Sarayı
1938Dolmabahçe
Naaşı Dolmabahçe’den alınırken, 19 Kasım 1938. Kaynak: SALT Araştırma
Her yıl · 10 Kasım · 09.05

Bir ülke bir dakika durur.

Sirenler çalar, arabalar durur, insanlar olduğu yerde kalır.
Siz de şimdi, bulunduğunuz yerden, bir dakika onunla kalın.

O sabahtan bu yana — yıl, — gün geçti.Bir milletin yürüyüşü durmadı.Ve onun kurduğu Cumhuriyet, hâlâ ayakta.

Ne mutlu Türk’üm diyene!

Onuncu Yıl Nutku · 29 Ekim 1933
Nutuk’un son sayfası · 20 Ekim 1927

Gençliğe Hitabe

Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!

(…)

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Mustafa Kemal Atatürk