Bir ömrü, yaşandığı sırayla yürüyelim.
Her dönem kendi rengiyle, kendi fotoğraflarıyla, kendi sözleriyle anlatılıyor. Bir döneme girin; sonunda sizi bir sonrakinin kapısı bekliyor.
Selanik’te bir çocuk
Denize bakan bir liman şehri, kardeşlerini birer birer kaybeden bir ev, küçük yaşta babasız kalan bir çocuk. Annesine rağmen asker olmayı kendisi seçti; öğretmeni ona “Kemal” adını verdi.
- Doğduğu ev
- Şemsi Efendi Mektebi
- Rapla Çiftliği
- Kemal adı
- Manastır
Genç subay
Harbiye’de yetişen kurmay subay; el yazması bir gazete yüzünden sürgün, Şam’da gizli bir cemiyet. Trablusgarp çölünde savaştı; az sonra doğduğu şehir elden çıktı.
- Harbiye
- Şam
- Hareket Ordusu
- Trablusgarp
- Selanik’in kaybı
- Sofya
Çanakkale
Arıburnu’nda bir sabah emir beklemeden ileri atılan bir yarbay. Conkbayırı’nda göğsüne gelen şarapneli bir cep saati durdurdu. Çanakkale geçilmedi.
- 25 Nisan
- 57. Alay
- Conkbayırı
- Anafartalar
- Cep saati
Yıkım ve karar
Cepheler çöktü, imparatorluk teslim oldu. İşgal donanması İstanbul’a demir attığında, yaverinin aktardığına göre, yanındakilere kesin ve kararlı bir sesle şöyle dedi: “Geldikleri gibi giderler.” Ve hayatının kararını verdi.
- Muş ve Bitlis
- Suriye cephesi
- Mondros
- İşgal altında İstanbul
- Bandırma Vapuru
Millî Mücadele
Samsun’dan Ankara’ya, kongrelerden Meclis’e, İnönü’den Sakarya’ya, Kocatepe’nin şafağından İzmir’e. Bir milletin yeniden ayağa kalktığı üç yıl.
- Samsun
- Amasya
- Erzurum · Sivas
- 23 Nisan
- Sakarya
- Büyük Taarruz
Cumhuriyet
Yüz bir pare top, yeni bir başkent, yeni harfler, seçme ve seçilme hakkını kazanan kadınlar. On beş yılda bir ülkenin yüzü değişti.
- 29 Ekim
- Harf Devrimi
- Nutuk
- Kadın hakları
- Onuncu Yıl
- Atatürk
Onu daha yakından tanımak için
Kendi kalemindenMektupları, notları, telgrafları. Onun kendi kaleminden satırlar.
Onu tanıyanlar anlatıyorSilah arkadaşları, yazarlar, yakınları: onu yakından görenlerin hatıraları.
Hayatındaki insanlarAnnesi, kız kardeşi, silah arkadaşları, manevi evlatları.
Gün gün1881’den 1938’e, elli yedi yılın ayrıntılı zaman çizelgesi.
SesiOnuncu Yıl Nutku’nu, 29 Ekim 1933’te, kendi sesinden dinleyin.
İzindeBugün ziyaret edebileceğiniz yerler: Selanik’ten Anıtkabir’e.
Elli yedi yaşındaydı.
Aylardır hastaydı. Son günlerinde bile memleketin işlerini sordu. Perşembe sabahı, dokuzu beş geçe, sarayın denize bakan odasında gözlerini kapadı.
Naaşı İstanbul’dan Ankara’ya uğurlanırken yol boyunca insanlar gece gündüz bekledi. On beş yıl sonra, 10 Kasım 1953’te, Anıtkabir’deki yerine taşındı.
“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”
İzmir suikast girişiminden sonra Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklama · Haziran 1926

Bir ülke bir dakika durur.
Sirenler çalar, arabalar durur, insanlar olduğu yerde kalır.
Siz de şimdi, bulunduğunuz yerden, bir dakika onunla kalın.
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Gençliğe Hitabe
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!
(…)
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal Atatürk